İlişkilendirme Modeli (Attribution Modeling) Nedir?
- Ana Sayfa
- Google Ads
- İlişkilendirme Modeli (Attribution Modeling) Nedir?
İlişkilendirme Modeli (Attribution Modeling), bir müşterinin dönüşüm yolculuğunda farklı temas noktalarının değerini ölçme sürecinde yaygın kullanılan bir ölçme yöntemidir. Özellikle Google Ads gibi dijital reklam platformlarında reklam verenler hangi temas noktasının daha etkili olduğunu bu yöntemi kullanarak belirleyebilir. Böylece reklam bütçesini daha verimli bir şekilde yönetebilir ve doğru pazarlama stratejileri geliştirebilirsiniz. Doğrudan olmayan son tıklama gibi farklı modeller sayesinde, dönüşüme katkıda bulunan her temas noktasına ait etkiyi hesaplayabilirsiniz.
En yaygın kullanılan modeller arasında son tıklama, ilk tıklama, doğrusal, zaman azalmalı ve konum bazlı model bulunmaktadır. Bu yöntemlerin her biri, dönüşümlerde farklı temas noktalarına farklı ağırlıklar atmaktadır. Örneğin, "doğrusal model," tüm temas noktalarına eşit değer vermektedir. Ayrıca "son tıklama modeli" yalnızca dönüşümün gerçekleştiği son tıklamayı dikkate alarak hareket eder. Dönüşüm analizi için kullanılan ilişkilendirme modeli, reklam verenlerin stratejik kararlarını etkiler ve dönüşüm optimizasyonunu arttırır.
İlişkilendirme Modeli Nasıl Kullanılır?
Dijital pazarlama, bir müşterinin dönüşüm yolculuğu boyunca birçok temas noktasını barındırmaktadır. Bu noktaların her biri, kullanıcıların karar alma sürecinde farklı etkiler ortaya çıkarır. Ancak hangi temas noktalarının daha etkili olduğunu anlamaya yöelik ilişkilendirme modeli kullanılmalıdır. Google Analytics gibi platformlarda uygulanabilen bu modeller, reklam verenlerin doğru stratejiler geliştirmesi konusunda etkili olur. Örneğin, son tıklama modelinde, yalnızca dönüşümü sağlayan son etkileşim değerlendirmeye fırsat verir. Bununla birlikte farklı ilişkilendirme modeli seçenekleri ile tüm temas noktalarını analiz etmeye imkan tanır.
Doğru ilişkilendirme modeli seçimi, pazarlama stratejilerinin başarıya ulaşmasında etkili bir yerdir. Kullanıcıların dönüşüm yolunda, birden çok etkileşimden geçtiği her zaman hatırlanması gereken bir durumdur. Bu süreçte son tıklamaya odaklanmak bazı pazarlama kanallarının değerini göz ardı etmeye yol açar.
İlişkilendirme modeli şu şekilde yapılır;
Hedeflerinizi Tanımlayın: İlk adım, pazarlama kampanyanızdaki ana hedefleri net bir şekilde tanımlamaya başlamak olacaktır. Böylece hangi kanalın (örneğin, e-posta, sosyal medya veya organik arama gibi) dönüşümlere daha fazla katkıda bulunduğunu kolayca saptayabilirsiniz. Hangi kanal odaklanmanız gerektiğini belirlerken hedeflerinizi göz önünde bulundurmayı unutmayın.
Dönüşüm İzleme Ayarlarını Yapın: Google Analytics veya diğer dijital platformlarda dönüşüm izleme özelliğini etkin hale getirin. Bu araç, kullanıcıların dönüşüm yolunda hangi temas noktalarını ziyaret ettiğini ve her etkileşimin dönüşüme nasıl katkı sağladığını ortaya koymanızı sağlar.
İlişkilendirme Modelini Seçin: Kampanyanız için en uygun ilişkilendirme modelini belirlemeyi unutmayın. Örneğin, son tıklama modelinde yalnızca son etkileşimi dikkate almanız gerekirken ilk tıklama modeli dönüşüm yolculuğundaki ilk etkileşimi dikkate almanızı gerektirir. Ayrıca time decay attribution gibi bir model, zamana bağlı olarak temas noktalarına farklı ağırlıklar vermenize fırsat verir.
Verileri Analiz Edin: Seçilen modelin sağladığı sonuçları dikkatlice incelemeyi unutmayın. Modeller, kullanıcı davranışlarını ve kampanya performansını anlamanız mümkün olabilir. Örneğin hangi kanalların dönüşüme en fazla katkıda bulunduğunu görmek için detaylı raporlar oluşturarak bu raporları inceleyebilirsiniz.
Kampanyanızı Optimize Edin: Analiz sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda stratejinizi mutlaka optimize etmelisiniz. Daha fazla katkı sağlayan kanallara yönelik yatırım yapmayı düşünebilirsiniz. Düşük performans gösteren kanalları iyileştirmeyi ihmal etmeyin. Bu süreçte doğru ilişkilendirme modeline bağlı kalarak bütçenizi verimli yönetmeyi unutmayın.
Düzenli Olarak Gözden Geçirin: Pazar dinamikleri değiştikçe ve kullanıcı davranışları farklı hale gelir. Bu nedenle de kullanılan modeli düzenli olarak gözden geçirmeniz önem taşır. Farklı ilişkilendirme modeli seçeneklerini deneyerek kampanya performansınızı en üst seviyeye çekebilirsiniz.
Bu adımları tek tek uygularsanız dijital pazarlama stratejilerinizi daha etkili hale getirerek dönüşüm oranlarınızı da arttırma fırsatı yakalayabilirsiniz. İlişkilendirme modelleri, başarıya giden yolda güçlü bir analiz aracı olarak işletmeler tarafından kullanılabilir.
İlişkilendirme Modelleri Nelerdir?
İlişkilendirme modelleri, dijital pazarlama stratejilerinde dönüşüm yolculuğu boyunca farklı temas noktalarının değerini anlamanız için kullanabileceğiniz farklı yöntemlerdir. Bir kullanıcının dönüşüm gerçekleştirmeden önce hangi kanallardan geçtiğini analiz etmenize olanak tanırlar. Ayrıca her temas noktasının dönüşüme katkısını ölçmek, doğru pazarlama kararları vermek için önemlidirler. Google Analytics gibi platformlarda kullanılan bu modeller, kampanyaların etkisini optimize etmenizi ve yatırım getirisi (ROI) üzerinde olumlu stratejiler geliştirmenizi sağlar.
İlişkilendirme modelleri şu şekildedir;
- Son Tıklama Modeli
Son tıklama modeli, dönüşüm yolculuğundaki son temas noktasına yönelik gerçekleştirilen süreçlerdir. Bu model, bir kullanıcının dönüşümü gerçekleştirdiği sırada etkileşimde bulunduğu kanalı dikkate alan bir yöntemdir. Örneğin, bir kullanıcı önce bir e-posta bağlantısını tıklayıp ardından sosyal medya reklamıyla dönüşüm gerçekleştirmiş olsun. Bu durumda son tıklama modeli yalnızca sosyal medya reklamını dikkate alarak hareket eder.
Bu modelin avantajı, dönüşüm sürecinin son adımını net bir şekilde ölçmeye fırsat vermesidir. Ancak önceki temas noktalarının dönüşüm üzerindeki etkisini göz ardı eden bir yöntemdir. Bu nedenle reklamverenlere sınırlı bir bakış açısı sunmaktadır. Özellikle uzun ve karmaşık dönüşüm yolculukları söz konusu olduğunda bu modeli tek başına kullanmanız doğru olmayabilir.
- İlk Tıklama Modeli
İlk tıklama modeli, dönüşüm yolculuğunda tüm krediyi ilk temas noktasına atmaktadır. Bu süreçte kullanıcının dönüşüm sürecine başlamasında en etkili temas noktasını anlamanız mümkün olabilir. Örneğin, bir kullanıcı ilk olarak bir organik arama sonucunu tıklayıp ardından e-posta üzerinden dönüşüm gerçekleştirmiş kabul edilsin. Bu noktada ilk tıklama modeli yalnızca organik aramayı dikkate alarak hareket eder.
Bu model, potansiyel müşteri edinme çabalarının etkisini ölçmenize yardım eder. Ancak yalnızca başlangıç temas noktasına odaklanan bir yöntemdir. Bu nedenle de dönüşüm sürecinin diğer önemli adımlarını dikkate almaz. Sonuç olarak kampanya analizinde dengeli bir strateji için başka modellerle birlikte kullanılması önerilen bir durumdur.
- Doğrusal Model
Doğrusal model, dönüşüm yolundaki tüm temas noktalarına eşit olarak önem vermektedir. Bu modelde dönüşüm sürecinde yer alan her kanalın etkisinin aynı derecede önemli olarak düşünülür. Örneğin, bir kullanıcı bir blog yazısı, bir sosyal medya reklamı ve bir e-posta üzerinden dönüşüm yaşadığında her bir temas noktası eşit pay almış olarak dikkate alınır.
Bu modelin avantajı, dönüşüm sürecine katılan tüm kanalları eşit derecede değerlendirmeye fırsat vermesidir. Ancak kanalların dönüşüm üzerindeki farklı etkilerini dikkate almamış olursunuz. Bu nedenle bazı durumlarda eksik bir analiz sonucu ortaya çıkabilir. Özellikle belirli bir temas noktasının diğerlerinden daha etkili olduğu durumlarda bu modeli kullanmanız mümkün olmaz.
- Zaman Azalmalı (Time Decay) Model
Time decay attribution modeli, zaman ilerledikçe dönüşüme daha yakın olan temas noktalarına daha çok önem vermektedir. Bu model dönüşüm sürecinde son etkileşimlerin genellikle daha etkili olduğunu kabul etmektedir. Örneğin, bir kullanıcı üç gün önce bir e-posta alıp sonrasında bir sosyal medya reklamıyla dönüşüm yaptığını kabul edelim. Burada sosyal medya reklamına daha fazla ağırlık verme söz konusudur.
Bu model, uzun dönüşüm yolculuklarında temas noktalarını sıralayabilir ve dönüşüme yakın noktaları önceliklendirmede avantaj elde edebilirsiniz. Ancak erken temas noktalarının katkısını ölçmek zor olabilir. Bu nedenle pazarlama bütçesini etkili bir şekilde yönlendirebilmek için bu modelin, kampanyanın yapısına uygun olacak şekilde seçilmesi önemlidir.
- Konum Bazlı Model
Konum bazlı model, dönüşüm yolculuğunun başlangıç ve bitiş noktalarını daha fazla dikkate alan bir modeldir. Bu modelde ilk temas noktası ve dönüşüm gerçekleşen son temas noktası ağırlıklı şekilde dikkate alınır. Orta aşama temas noktaları ise daha düşük bir paya sahip olur. Örneğin, kredi %40 ilk temas noktasına, %40 son temas noktasına ve %20 ara temaslara dağıtıldığında bu yöntem kullanılmış olur.
Bu model, hem müşteri edinme çabalarını hem de dönüşümü gerçekleştiren son etkileşimleri dikkate alır. Bu nedenle reklamverenlere dengeli bir analiz yapma fırsatı sağlar. Ancak dönüşüm sürecinde ara temas noktalarının etkisini yeterince öne çıkarmada yetersiz kalır. Bu nedenle hedeflerinize uygun bir analiz için doğru ilişkilendirme modeline karar vermeniz önemli bir adım olacaktır.
İlişkilendirme modelleri, her bir temas noktasının dönüşüme katkısını anlama ve pazarlama stratejilerini optimize etme sürecinde çok iyi çalışır. Her modelin avantajları ve sınırlamaları olduğundan kampanya hedeflerinize ve kullanıcı davranışlarına en uygun modeli belirlemeniz gerekiyor. Bu sayede pazarlama yatırımlarınızı daha etkili bir şekilde yönetmeniz mümkün olabilir.
İlişkilendirme Modelinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
İlişkilendirme modeli seçerken öncelikle kampanya hedeflerinizi ve dönüşüm yolculuğunu en ince ayrıntısına kadar analiz etmeniz gerekir. Her model, temas noktalarına farklı bir perspektiften bakmaktadır. Bu nedenle hangi temas noktalarının sizin için daha önemli olduğunu belirleyerek başlamalısınız. Örneğin, müşteri edinimine daha fazla odaklanmayı hedeflerseniz ilk tıklama modeli doğru seçim olacaktır. Ancak dönüşümün gerçekleştiği noktayı anlamaya odaklanacaksanız son tıklama modeli seçmeniz gerekir. Kampanyanızın karmaşıklığı ve kullanıcıların farklı kanallar arasındaki etkileşimleri, model seçiminizi yönlendiren en temel unsurlardandır.
Bununla birlikte kullanılan ilişkilendirme modelinin sınırlamalarını dikkate almalısınız ve doğru analizler yaptığınızdan emin olmalısınız. Seçtiğiniz model, bazı temas noktalarının etkisini arttıracak veya azaltacak etkiye yol açabilir. Bu da bütçe dağılımını ve stratejik kararları etkileyen bir konu olur. Örneğin, zaman azalmalı (time decay) model gibi bir model, son temas noktalarını dikkate alır. Bu yöntem erken etkileşimleri hafife alabilir. Bu yüzden de birden fazla modelin sonuçlarını kıyaslamak ve gerektiğinde farklı model kombinasyonlarıyla çalışarak daha detaylı bir analiz yapabilirsiniz. İdeal bir ilişkilendirme modeli, kampanya hedeflerinize ve pazarlama stratejilerinize uygun olarak belirlenmelidir.
İlişkilendirme Modeli Avantajları Nelerdir?
İlişkilendirme modelleri, dijital pazarlama kampanyalarını daha etkili hale getirmenizi sağlar. Aynı zamanda yatırım getirisini (ROI) artırmanıza da fırsat verir. Doğru modeli kullanırsanız dönüşüm sürecinde temas noktalarının değerini anlayabilir ve pazarlama bütçenizi daha stratejik bir şekilde yönetebilirsiniz.
İlişkilendirme modelinin avantajları şu şekildedir;
- Kullanıcıların dönüşüm sürecinde geçtiği temas noktalarını analiz edebilir ve hangi kanalların etkili olduğunu kolayca saptayabilirsiniz.
- Pazarlama bütçesini, dönüşümlere en fazla katkıda bulunan kanallara yönlendirebilir. Böylece daha etkili bir dağılım elde edebilirsiniz.
- Kampanya performansını detaylı bir şekilde ölçebilirsiniz. Böylece gelecekteki pazarlama stratejilerinin planlanmasını doğru şekilde yapabilirsiniz.
- Hedef kitlenizin tercihlerini ve davranışlarını kolayca en iyi şekilde anlayabilirsiniz.
- Her temas noktasının dönüşümlerdeki etkisini ölçebilir ve dijital pazarlama kampanyalarınızı buna göre optimize edebilirsiniz.
İlişkilendirme modeli ile pazarlama stratejilerinizi en iyi şekilde yönetebilmek için hemen benimle iletişime geçebilirsiniz.